“İhracatçı firmalar REACH kaydını yaptırmalı”
AB ülkelerinde uyulması gereken tüzüğe, AB’ye ihracat yapan firmaların da uyması zorunluluğu bulunuyor. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, Avrupa Birliği (AB) pazarını kaybetmek istemeyen firmalara, REACH tüzüğüne kayıtlarını yaptırmaları konusunda uyarıda bulundu. AB’de kimyasallara ilişkin mevcut birçok mevzuatı, tek mevzuat içinde toplayan bir AB tüzüğü olan REACH, kimyasalların kaydı, değerlendirilmesi, izni ve kısıtlanması anlamına geliyor. AB ülkelerinde uyulması gereken tüzüğe, AB’ye ihracat yapan firmaların da uyması zorunluluğu bulunuyor. Firmaların, REACH tüzüğü kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine yardımcı olmak için, birlik olarak ‘Tek Temsilcilik’ şirketi kurduklarını belirten Murat Akyüz, “Ülkemizin AB’ye üyelik süreci ve kimya sektörü ihracatımızın yarısına yakın bir kısmının AB ülkelerine yapıldığı göz önüne alındığında REACH tüzüğü, ülkemiz kimya sektörünü ve kimyasal maddenin girdi olarak kullanıldığı tüm sektörleri yakından ilgilendiriyor” dedi. Akyüz, “AB’deki firmalar, Türkiye’den tedarik ettikleri maddelerin REACH kapsamında ön kaydının yapılıp yapılmadığını sorgulamakta ve tedarikçilerini buna göre seçmektedir. Bu çerçevede AB pazarını kaybetmek istemeyen firmalarımızın ‘Tek Temsilciler’ aracılığıyla kayıt işlemlerini yaptırmaları büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu. İKMİB Başkanı Akyüz, sektöre ilişkin şunları söyledi: “ekonomik kriz dünyada coğrafi bölge olarak Avrupa’yı, Kuzey Amerika’yı oldukça ciddi boyutta etkiledi. AB ülkelerindeki kimya sanayi yüzde 3-4 oranında geriledi. Başta Çin olmak üzere Pasifik-Asya ülkeleri krizi en az hasarla atlattı. Kimyasallar cirosunda bu ülkelerin payı yüzde 32’den yüzde 34’lere çıktı. AB ülkeleri ise yüzde 29’lardan yüzde 27’lere düştü. AB ülkelerindeki talep daralması nedeniyle, Türkiye’nin AB ülkelerine olan kimyasallar ihracatında yüzde 30’lara varan düşüşler yaşandı.”
Sektörü Türkiye ölçeğinde değerlendiren Akyüz, küresel krizin, pek çok sektörde olduğu gibi kimya sektörünü de olumsuz yönde etkilediğini, krizle birlikte hızlı bir kan kaybı yaşayan kimya sektörünün 2009 yılının ikinci yarısı itibariyle olumlu sinyaller görülmeye başladığına dikkat çekti. İhracat rakamlarını hakkında bilgi veren Akyüz: “İhracatımız aylar bazında incelendiğinde, özellikle yakın coğrafyamızda yer alan ülkelere ve Afrika’ya ihracatımızın artış gösterdiği dikkat çekiyor. 2009 yılının son ayında ise adeta kimyasal patlama gerçekleşti. Yeni Pazar bulma çalışmaları sonucu, 2008 yılı Aralık ayıyla karşılaştırıldığında sektörün ihracatı değer olarak yüzde 55.49, miktar olarak ise yüzde 36.22 artış kaydetti. İhracatta, 2008 yılı ile 2009 yılı kıyaslandığında ise miktar yüzde 22.23, değer olarak ise yüzde 29.12 oranında bir düşüş meydana geldiği görülüyor. 2008 yılında 13 milyar 610 milyon dolarlık kimyasal ihracatı gerçekleştirirken, 2009 yılında 9 milyar 646 milyon dolarlık ihracat yaptık. Son dönemlerde küresel ekonomik krizin etkilerini hızla atlatıyoruz. Kimya sektörünün ihracatı, Mart 2010 döneminde 1 milyar dolar eşiğini aştı. Her ay 1 milyar dolar ihracatla yıllık 12 milyar dolar ihracat hedefimize kesin adımlarla ilerlemekteyiz. Kamu ve özel sektör işbirliğiyle sektörün çok daha etkin hale geleceğine inancımı yinelemek istiyorum” dedi.
Akyüz, AB’nin kimyasala maddelere ilişkin birçok uygulamayı bir araya toplayan REACH tüzüğünün kimyasal hammadde sektöründe faaliyet gösteren yerli firmalar tüzüğe göre, AB ülkelerinde faaliyet gösteren ve yılda 1 tondan fazla kimyasal madde üreten ve ithal eden firmaların söz konusu kimyasal maddeleri AB örgütlenmesi içinde yer alan Avrupa Kimyasallar Ajansı yönetimindeki merkezi bir veri tabanına kaydettirmesi zorunlu olduğunu söyledi. REACH tüzüğünde kayıt yükümlülüğü ürünün, madde, müstahzar ve eşya olarak değerlendirilmesine de bağlı olarak değiştiğini ifade eden Murat Akyüz, ayrıca AB’deki firmalar tüzük kapsamında kayıt yükümlülüklerinin yanı sıra izin ve kısıtlama süreçlerindeki gelişmeleri de takip ederek, tüzüğün tüm uygulamalarından AB’deki üretici veya ithalatçılar sorumlu olsalar da bu yükümlülükleri AB dışından mal tedarik ettikleri firmalarla paylaşmak zorunda olmaları, AB dışındaki pazarların da REACH’ten etkilenmesine neden olduğunu belirtti.
“Ülkemizin AB’ye üyelik sürecive kimya sektörü ihracatımızın yarısına yakın bir kısmının AB ülkelerine yapıldığı göz önüne alındığında REACH tüzüğü, ülkemiz kimya sektörünü ve kimyasal maddenin girdi olarak kullanıldığı tüm sektörleri yakından ilgilendiriyor. AB’deki firmalar, Türkiye’den tedarik ettikleri REACH kapsamında ön kaydının yapılıp yapılmadığını sorgulamakta ve tedarikçilerini buna göre seçmektedir. Bu çerçevede AB pazarını kaybetmek istemeyen firmalarımızın ‘Tek Temsilciler’ aracılığıyla kayıt işlemlerini yaptırmaları büyük önem taşıyor” şeklinde konuşan Akyüz, REACH mevzuatı çerçevesinde birlik olarak yaptıklarını şu şekilde anlattı: “Firmaların REACH tüzüğüyle ilgili bilgilendirmek için üç yıldır her yöntemi kullandık. Kimya sanayinin olduğu her şehirde de seminerler düzenledik. Kurumumuzun internet sitesinde tüzükle ilgili her tür bilgilendirmeyi yaptık. Basında hem haber hem de ilan çalışmaları yapıldı, bilgilendirme amaçlı kitap ve broşürler hazırladık ve firmalarımıza ul aştırdık.
Diğer taraftan Türkiye’nin AB üyesi olmamasından dolayı firmalarımızın REACH mevzuatı çerçevesinde Avrupa Kimyasallar Ajansı’na doğrudan başvuru yapması mümkün bulunmuyor. Firmalarımızın tüzük kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesine yardımcı olmak üzere RGS unvanlı bir ‘Tek Temsilcilik’ şirketi kurduk. Ayrıca AB’ye ihracat yapan firmalarımızın bu konuda bilgi sahibi olma düzeyinin çok yüksek olduğu bir AB projesi ile yapılacak anket çalışması ile tespit edildi.” Sektör ihracatının yarısına yakın kısmının yapıldığı AB pazarını kaybetmemeleri için firmaların REACH tüzüğüne ‘Tek Temsilciler’ aracılığıyla kayıt işlemlerini yaptırmaları gerektiğini söyleyen Akyüz, ön kayıt yaptıran firmaların tonaja bağlı olarak 2018 yılına kadar zaman kazandığını, ön kayıt yaptırmayan firmaların ise, isterlerse doğrudan kayıt sürecine girebileceğini veya şartları sağlıyorsa Tek Temsilci marifeti ile gecikmiş ön kayıt sürecinden faydalanabileceğini, firma ön kayıt yaptırmamışsa bunun nedeni ithalatçı firmasının ön kayıt yaptırmış olması ya da kayıtlı madde tedarik etme yolunu tercih etmeleri gerektiğini aktardı. Akyüz konuyla ilgili konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Bir diğer husus ise firmanın AB pazarından vazgeçmesi. Çünkü kayıt maliyetlerinin çok yüksek olacağına dair bir algı var. Ancak henüz maliyetler konusunda açıklanmış net rakamlar mevcut değil. 1000 ton üstü ihracat yapan firmalar için çok fazla sayıda ve yüksek maliyetli test verisi gerekeceğinden, maliyetlerin ilk aşamada biraz yüksek olacağı, tonaj düştükçe ise maliyetin düşeceği öngörülüyor. Bu arada unutulmamalı ki; firmanın kendisi AB pazarına ürün göndermiyor olsa bile, müşterisi AB’ye ürün gönderiyorsa, firmadan kayıtlı madde tedarik etmek isteyebilir.” Akyüz, bor minerallerinin de REACH tüzüğünde adaylar listesinde yer alması konusunda şunları söyledi: “Dünyanın en büyük bor madeni rezervine sahip ülkemizde üretilen ve AB’ye de ihraç edilen borik asit ve disodyum tetra borat, REACH Tüzüğü kapsamında ajans tarafından yayınlanan yüksek önem arz eden maddeler listesine (aday liste) aday oldu. Söz konusu listeyeeklenmedi durumunda bor kimyasallarının ileride izne tabi olmasına ya da bazı ürünlerde kullanımın kısıtlanmasına neden olabilecek. Bu durum bor ürünlerinin ihracatını olumsuz etkileyebilecek.” |